Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
drought-resistant crop
mapa de trazos
Walzer getanzt
Occupational class
to jacket
window cranks
bauliche Ausbildung
equivalent chip thickness
weak ending
rueda delantera
association services
acero estampado
drill stands
video cable
arcs envelope
inverted amplification
ignition distributors
bone glass
flow amplified system
extension agents
shot out
-person
submerged cage
Chlorformiat
make something into something
check someone
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"check someone"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 105 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
give someone a blank check
f.
açık çek vermek
2
Genel
give someone a blank check
f.
açık bono vermek
3
Genel
check someone's pulse
f.
nabzını ölçmek
4
Genel
write a check to someone
f.
birisine çek yazmak
5
Genel
write someone a check
f.
birine çek yazmak
6
Genel
perform an identity check on someone
f.
kimlik kontrolü yapmak
7
Genel
perform an identity check on someone
f.
kimliğini kontrol etmek
8
Genel
write someone a check
f.
birine fiş yazmak
9
Genel
cut someone a check
f.
birine fiş yazmak
Öbek Fiiller
10
Öbek Fiiller
check someone or something out (of something)
i.
birinin/bir şeyin (bir yerden) çıkışını yapmak
11
Öbek Fiiller
check someone or something out (of something)
i.
birinin/bir şeyin (bir yerden) hesabını keserek ayrılmasını sağlamak
12
Öbek Fiiller
check someone or something out (of something)
i.
birinin/bir şeyin (bir yerden) çıkış kaydını yapmak
13
Öbek Fiiller
check in on someone
f.
birini kontrol etmek
14
Öbek Fiiller
check someone or something through (something)
f.
birinin kimliğini, biletini kontrol ettikten sonra (bir yerden) geçişine izin vermek
15
Öbek Fiiller
check up on (someone)
f.
(birinin) tepesine dikilmek
16
Öbek Fiiller
check someone or something out
f.
birine/bir şeye bir bakmak
17
Öbek Fiiller
check with someone (about something)
f.
(bir şeyi) birine sormak
18
Öbek Fiiller
check up (on someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) denetlemek
19
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
bir şeyi kontrol etmek için (biriyle) iletişimi sürdürmek
20
Öbek Fiiller
check someone or something over
f.
birini/bir şeyi kontrol etmek
21
Öbek Fiiller
check up (on someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) kontrol etmek
22
Öbek Fiiller
check with someone (about something)
f.
(bir konuda/bir konu hakkında) biriyle iletişim kurmak/görüşmek
23
Öbek Fiiller
check on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) durumunu kontrol etmek
24
Öbek Fiiller
check up on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) uğrayıp nasıl olduğuna/iyi mi diye bakmak
25
Öbek Fiiller
check someone or something off
f.
listedeki birine/bir şeye tik atmak
26
Öbek Fiiller
check up on (someone or something)
f.
(biri/bir şey) iyi mi diye bakmak/kontrol etmek
27
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
(birinden) gidişat hakkında tekrar bilgi almak
28
Öbek Fiiller
check up on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) kontrol etmek
29
Öbek Fiiller
check with (someone)
f.
(birine) sormak
30
Öbek Fiiller
check up on (someone)
f.
(birine) gelip gelip bakmak
31
Öbek Fiiller
check someone in
f.
birinin girişini yapmak
32
Öbek Fiiller
check someone or something off
f.
listedeki birinin isminin/bir maddenin yanına tik atmak
33
Öbek Fiiller
check someone or something off
f.
listedeki bir maddeye tik atmak
34
Öbek Fiiller
check in on (someone or something)
f.
(biri/bir şey) iyi mi diye bakmak/kontrol etmek
35
Öbek Fiiller
check up on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) nasıl olduğuna bakmak
36
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
(biriyle) tekrar iletişime geçmek
37
Öbek Fiiller
check in on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) durumunu kontrol etmek
38
Öbek Fiiller
check someone or something off
f.
listeden birine/bir şeye tik atmak
39
Öbek Fiiller
check on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) nasıl olduğuna bakmak
40
Öbek Fiiller
check with (someone)
f.
(birine) danışmak
41
Öbek Fiiller
check up on (someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle) ilgili her şey yolunda mı diye bakmak
42
Öbek Fiiller
check on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) uğrayıp nasıl olduğuna/iyi mi diye bakmak
43
Öbek Fiiller
check on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) kontrol etmek
44
Öbek Fiiller
check with someone (about something)
f.
(bir konuda/bir konu hakkında) birine danışmak
45
Öbek Fiiller
check on (someone or something)
f.
(biri/bir şey) iyi mi diye bakmak/kontrol etmek
46
Öbek Fiiller
check someone or something off
f.
listedeki birine/bir şeye tik koymak
47
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
(birine) gidişatı tekrar sormak
48
Öbek Fiiller
check up on (someone)
f.
(birini) kontrol edip durmak
49
Öbek Fiiller
check someone or something out
f.
birine/bir şeye göz atmak
50
Öbek Fiiller
check up on (someone)
f.
(birini) zırt pırt kontrol etmek
51
Öbek Fiiller
check up on (someone)
f.
(birini) zırt pırt denetlemek
52
Öbek Fiiller
check in on (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) kontrol etmek
53
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
(birine) geri dönüş yaparak takip etmek
54
Öbek Fiiller
check someone or something over
f.
birini/bir şeyi incelemek
55
Öbek Fiiller
check in on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) nasıl olduğuna bakmak
56
Öbek Fiiller
check someone or something out
f.
birini/bir şeyi değerlendirmek
57
Öbek Fiiller
check on (someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle) ilgili her şey yolunda mı diye bakmak
58
Öbek Fiiller
check in on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) uğrayıp nasıl olduğuna/iyi mi diye bakmak
59
Öbek Fiiller
check up on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) durumunu kontrol etmek
60
Öbek Fiiller
check someone or something over
f.
birini/bir şeyi tepeden tırnağa muayene etmek
61
Öbek Fiiller
check in on (someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle) ilgili her şey yolunda mı diye bakmak
62
Öbek Fiiller
check someone in
f.
birinin kaydını almak
Konuşma Dili
63
Konuşma Dili
check someone into the psych ward
f.
birini akıl hastanesine yatırmak
Deyim
64
Deyim
give someone a blank check
f.
bir kimseye istediği gibi davranma yetkisi vermek
65
Deyim
give a blank check to someone
f.
birisine açık çek vermek
66
Deyim
give a blank check to someone
f.
bir kimseye istediği gibi davranma yetkisi vermek
67
Deyim
give someone a blank check
f.
birisine açık çek vermek
68
Deyim
make a check to someone
f.
birisine çek yazmak
69
Deyim
hold someone in check
f.
kontrol altında tutmak
70
Deyim
keep someone in check
f.
kontrol altında tutmak
71
Deyim
honor someone's check
f.
birinin çekine itibar etmek
72
Deyim
honor someone's check
f.
birinin çekini geçerli saymak
73
Deyim
make a check over to someone
f.
çek(i) ciro etmek
74
Deyim
make a check over to someone
f.
çekin arkasını imzalayıp vermek
75
Deyim
check someone's luggage through (to some place)
f.
bagajın doğrudan son istasyona gönderilmesini istemek
76
Deyim
check someone's bags through (to some place)
f.
bagajın doğrudan son istasyona gönderilmesini istemek
77
Deyim
check someone's bags through (to some place)
f.
bagajın/valizlerin varış noktasına gönderilmesini istemek
78
Deyim
check someone's luggage through (to some place)
f.
bagajın/valizlerin varış noktasına gönderilmesini istemek
79
Deyim
hold (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) kontrol altında tutmak
80
Deyim
hold (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) alıkoymak
81
Deyim
hold (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) zapt etmek
82
Deyim
hold (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) sınırlamak
83
Deyim
hold (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) dizginlemek
84
Deyim
hold (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) bastırmak
85
Deyim
hold (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) frenlemek
86
Deyim
keep (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) dizginlemek
87
Deyim
keep (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) kontrol altında tutmak
88
Deyim
keep (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) zapt etmek
89
Deyim
keep (someone or something) in check
f.
(birini/bir şeyi) frenlemek
90
Deyim
keep (someone or something) in check
f.
(birine/bir şeye) sınır koymak
Medikal
91
Medikal
check someone's pulse
f.
nabzını ölçmek
Argo
92
Argo
check (someone or something) skeef
f.
her hareketini kollamak
93
Argo
check (someone or something) skeef
f.
yan yan bakmak
94
Argo
check someone or something skeef
f.
gözü üstüne olmak
95
Argo
check (someone or something) skeef
f.
(birinden) işkillenmek
96
Argo
check (someone or something) skeef
f.
pis pis süzmek
97
Argo
check (someone or something) skeef
f.
(birine) kıllanmak
98
Argo
check (someone or something) skeef
f.
gözü üstüne olmak
99
Argo
check someone or something skeef
f.
(birinden) işkillenmek
100
Argo
check (someone or something) skeef
f.
dik dik bakmak
101
Argo
check someone or something skeef
f.
pis pis süzmek
102
Argo
check someone or something skeef
f.
yan yan bakmak
103
Argo
check someone or something skeef
f.
(birine) kıllanmak
104
Argo
check someone or something skeef
f.
dik dik bakmak
105
Argo
check someone or something skeef
f.
her hareketini kollamak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of check someone
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy